İçeriğe geç

bi’ kere de…

Yaşıyor anılar beynim de iç güvey. Tokat gibiydi her edindiğim tecrübe. Bil ki “pişmanım” demek fayda etmiyor… Çünkü gitmek için artık çok geç düne. Sürekli kendimi edip durunca ihmal. Hayallerimde çekti son rüyamda ihtar. Şeref bi’ kanundur hırslar da ihlal. Söyle kaç kez aldı vicdanın ihbar.
Bi’ basamak daha gayret, kazan ve kendini kaybet. Bu ne kibir ne ego vay be! Bu nasıl bir rüya vay be! Aslında inançların dahi değil tercihin… O halde söylesene kim bilir ki gerçeği? Görmek istediğinde sahip olduğun her şeyi… Geçip karşısına aynayı ters çevir!



Ben bu dünyanın dağlarından geçerdim evvel. Bal mumundan suratlar yapardım kaçardım sesten. Düzinelerle hayat biriktirdim çok satıldım… Son dakika golü ömür beni etti sersem. Bu üst başla, bu kir pasla, bu kumpasla yaşlanırsam, tutuklaşsa yaşam enerjim durup baksam korkmayıpta… Kazanacak hiçbir şey yok, bu dünya böyle döncek… Aslında aynıyız ya başta ya sonda ölcez. Varsa yoksa kaybolandır pişmanlık, rehberinse kabuk tutan yaran… Kapancak hepsi eklenince, kaybedilsin olan biten nedir sanki korkulanlar. Biz afiyetteyiz deriz zamanla yok bulanlar…
Bu ne boktan hikaye böyle, bu ne buhran, bu ne ustam… Yine susmam gerekcek lakin bu defa yok bak benim olmaz… Bi’ kere de benim için öl… Bi’ kere de benim için ağla şu kahpe denen arsız sahnede!
Yeni yaşlar, yeni baştan yaşanılabilir olamaz mı yeni baştan yine?

Tarih:Bir Delinin Hatıra Defteri